23 Şubat 2010 Salı

5 eylül 2001 türkiye hırvatistan basketbol maçı

ülkemizde düzenlenen 2001 avrupa basketbol şampiyonasında oynanan çeyrek final karşılaşması. şampiyona öncesi yoğun bir şekilde yapılan reklam kampanyası sonucunda basketbol milli takımıza 12 dev adam adı konulmuştu. ancak kazın ayağı pek de öyle değildi. aydın örs yönetimindeki takımımız gruplarda oynadığı maçlarda çok zorlanmıştı. zayıf letonya’yı ite kaka yenebilmiş ; yugoslav ekolünün dağınık temsilcisi slovenya’dan da fark yemiştik. hatta bu maçın akabinde çıkan gazetelerde 12 şaşkın adam şeklinde yaratıcı başlıklara da sebebiyet vermişti , takımımızın bu silik performansı. grubun son maçında da ispanya’ya karşı zor da olsa * alınan galibiyet ve slovenya’nın letonya karşısında aldığı sürpriz yenilgi sonucu grubu ilk sırada bitiyor ve istanbul’da oynanacak final grubu maçlarında oynama hakkı elde ediyorduk. hırvatistan ise italya ‘ya karşı oynadığı play off maçı kazanarak bizim rakibimiz oluyordu.

ankara’da oynanan grup maçları tv’den izleyen istanbul seyircisi medyanın da gazını alarak takımızı yalnız bırakmamıştı. tribünler tıklım tıklımdı ama bu dev adamlarımızı daha da baskıya sokmuştu. maça iyi başlayan ve özellikle pota altından hüseyin beşok ile etkili olan takımımız , bu oyuncuya özellikle pascal dorizon tarafından çalınan ağır faul düdükleri nedeniyle bocalamaya başlıyordu. hırvatlar da ilk dakikaların şokunu üzerlerinden atıp , genlerindeki yeteneklerini sergilemeye başladılar bu arada. damir mulaömeroviç ve gordan giricek ikilisi kısalarımızı çok rahat geçerek bol miktarda hızlı hücum ve kolay sayı bulmaya başladılar. ve ilk periyodu 19-10 önde bitirdiler. özellikle turnuva boyunca felaket bir performans sergileyen kerem tunçeri yine baskı altında kalmış ve ezik bir oyun sergilemişti bu dönemde.

ikinci periyoda da hızlı giren hırvatlar , mula ve giricek sayesinde farkı 15 sayı civarında tuttular hep. takımıza bençten harun erdenay ve mirsad türkcan katılmıştı. ancak bu ikilinin girmesi sadece hücumda yarar sağlamıştı. alan savunması yapan takımıza karşı doğru hücum eden hırvatlar özellikle alan savunmamızın önündeki iki kısanın yaptığı hataları iyi değerlendirerek üst üste isabetli 3 sayılık basketbol bularak 18. dakikayı 43-25 önde geçtiler. kalan bölümde de skor fazla değişmedi ve devre 44-28 hırvatlar lehine bitti. berbat bir ilk yarı oynamıştık. savunmada çok etkisizdik. maçı anlatan avni küpeli ünal özüak biraderler * carl jungebrand ve pascal dorizon hakem ikilisinin bizi katlettiğinden dem vuruyorlardı. haksız da sayılmazlardı hani.

devre arasında aydın örs’ten okkalı bir fırça yediğini düşündüğümüz dev adamlarımızın ikinci yarıya fırtına gibi başlayacaklarını sandık ama yanılmışız. oyun hırvatların kontrolünde ve istedikleri tempoda oynanıyordu. arada mirsad sayesinde gaza gelen ve farkı makul sayılara indiren takımımız hemen ardından yenen kolay bir basketle yeniden demoralize oluyordu. böylesine gidip gelen bir oyunun ardından son dakikada bulduğumuz 6 sayı ve ibrahim kutluay’ın son saniye üçlüğü sayesinde farkı tek haneli sayılara indirmeyi başarmıştık. hırvatlar bu çeyreği de 57-48 önde bitirmişlerdi. yediğimiz 13 sayı bize son çeyrek öncesi umut olmuştu. hırslı oynarsak ve savunmada da gayret edersek döndürebilirdik bu maçı.

son periyotta tüm takım olarak hücumda sorumluk almaya başlamıştık. mehmet okur ve hidayet türkoğlu’nun harun , ibo ve mirsad’a ayak uydurmalarıyla beraber seyircinin desteğini de arkasına alan devlerimiz an be an farkı azaltmaya başlamıştı. 2 dakika kala mehmet’in attığı faullerle öne geçmeyi bile başarmıştık. ancak son dakikaları oynama konusunda pek de becerili olmayan takımız son 15 saniyeye 73-72 geride girmişti. topu hidayetin eline vermiştik herkes onun birebirde bir şeyler üretmesini bekliyordu. hido , 4 saniye kalan zorlamaya başladı adamını ve zor bi turnike attı. top çembere dahi değmemişti ama ribauntu mirsad aldı. tam topu potaya atacakken hakemler faul düdüğünü çaldılar. şu an efes pilsen’de kariyerinin en iyi dönemini yaşayan nicola prkacin , mirsad’a faul yapmıştı. mirsad eğer iki atışı da atarsa 1 sayı farkla galip gelecektik. faul düdüğü sonrası ortalık karışmıştı. hakemi düşman ilan eden süper ikilimiz : '' nasıl oldu da gördü , bunları baştan görseydiniz maç bu halde olmazdı '' şeklinde abuk cümleler kurarak gene hakemle uğraşmaya devam ediyorlardı. mirsad’a da : '' hadi evladım , canımsın '' tarzında dua ediyordular. mirsad ilk atışını kullandı ; maalesef kaçırmıştı. ikinci atış öncesi baskı daha da artmıştı bu bencil delioğlanın üzerinde. ama çok şükür ki ikinciyi attı ve maç uzadı. ikinci faulü soktuktan sonra hırvat benchine giderek hiç de hoş olmayan bir şeyler söylüyordu yugoslav orijinli mirsad ,asım ve hido üçlüsü. ortam daha da gerginleşmişti.

uzatmada geriden gelen takım olma avantajını iyi kullanan millilerimiz , hidonun da sazı eline alması ve görev adamı haluk yıldırım’ın giricek’e yaptığı iyi savunma sayesinde maçı 87-85 kaznmayı başarıyordu. son derece zor ve altından kalkılamaz bir maçı kazanmıştık. mirsad türkcan 3/3 üç sayı isabeti ile 20 sayı 14 ribaunt ile oynamış ve tartışmasız benchten gelerek maçın yıldız olmuştu. ibo düşük yüzde ile 16 sayı atmıştı. hidayet türkoğlu ve mehmet okur da 16 şar sayı atarak skora önemli katkıda bulundular. ancak memo uzatmanın son anlarında sakatlandı ve almanya maçında oynayamadı.

not : bu maçın tekrarını 31 aralık 2005 gecesi tam da gece yarısına koyan trt’ye teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim. sayelerinde fena halde sıkıntıdan patlayan bendeniz eski günleri hatırlama fırsatı buldu.

not 2 : maçı izlerken dikkati çeken bir nokta da oyuncularımızın ve teknik yönetimimizin son derece şık ve prezentabl görünmeleriydi. sanırım maç sabahı kampa berber gelmiş ve tüm oyuncularımız subay tıraşı olmuştu *

not 3 : turnuva boyunca çok alakasız hücum etmiştik. belirli bir hücum planımız yoktu. maçın sıkıştığı anları hep mucizevi üçlüklerle atlattık. belki de bu günlük başarılar yuzunden hala bu halde basketbol milli takımımız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder